Sözü geçen fıkralarda gösterilen hadler fıkra şumulüne giren kazançların, sair kazanç ve irat addedilip edilmeyeceğini tâyin maksadına matuftur. Bu hadler aşıldığı ve maddelerdeki diğer şartlar da mevcut olduğu takdirde elde edilen kazanç ve irat, sair kazanç ve irat sayılacaktır. Bir şart olarak konulan bu hadlerin, bir istisna hükmü şeklinde mütalâasına imkân yoktur.
Binaenaleyh, fıkralarda zikredilen diğer şartlarla (1 yıl, 2 yıl içinde satış yapılması gibi) birlikte bu hadlerin aşılması şartı da tahakkuk ettiği ahvalde, sağlanan kazanç veya iradın tamamının vergiye tâbi tutulması zaruridir. Esasen bu kayıtlar ile, arızi şekilde icra edilen ve spekülâtif bir karakter taşıyan muamelelerden mütevellit geliri vergilendirmek gayesi istihdaf edilmiştir. Nitekim, bu cihet mezkür maddelerin T.B.M. Meclisi Komisyonlarında müzakeresi sırasında da sarahaten bildirilmıştir.
Buna nazaran anılan fıkralarda yazılı hadlerin tecavüz edilmesi halinde, yalnız bu hadleri aşan kısımların değil, bütün gelirin vergi mevzuuna alınması gerekmektedir.
Bilfarz, satın alınan bir gayrimenkulün, 66 ncı maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen sebepler dışında, iki yıl içinde satışından elde edilen kazanç (alım ve satım bedelleri arasındaki fark) 6000 lira ise; 5000 liraya nazaran, farkı teşkil eden 1000 liranın değil, 6000 liranın tamamının Gelir Vergisine tâbi tutulması lâzım gelir.
Ona göre işlem yapılmasının temini rica olunur.
(*) Güncelliği kalmamıştır.