Ancak 213 sayılı Kanunun mer'iyet tarihinden sonra Danıştayca mezkûr kanunun 406 ıncı maddesinden bahisle, İtiraz Komisyonlarının esasa müteallik kararları aleyhine Temyiz Komisyonuna baş vurulmadan ikâme olunan davalarda merci tecavüzü bulunduğu esbabı mucibeleriyle dava evrakının Temyiz Komisyonuna tevdiine karar verilmek suretiyle elde mevcut dava dosyalarının tasfiyesi cihetine gidildiği müşahade edilmiştir.
Danıştayın bu husustaki kararları tevali etmekte olup içtihadî mahiyet arzetmiş olduğu gibi içtihadın birleştirilmesi için vâki müracaatımıza da Danıştay Başkanlığının 7/6/1962 tarih ve İçtihadı Birleştirme G. K. 1962 _ 1/1962/47/ _ 6000 sayılı yazısiyle cevap verilmiş olup bu yazı muvacehesinde badema ödeme emri aleyhine vukubulacak itiraz dolayısiyle İtiraz Komisyonundan Hazine aleyhine sadır olacak kararların tamamı için doğrudan doğruya Danıştay nezdinde idarî dava açılmıyarak bahis konusu kararların iki gruba ayrılması ve;
1. İtiraz Komisyonu kararı sadece 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde tâdat olunan hususlara taallûk etmekte ise, eskiden olduğu gibi gerekli dava dilekçesinin tanzimi suretiyle Bakanlıktan alınacak muvafakatnameye müsteniden hâdisenin idarî dâva konusu yapılması,
2. İhtilâf ödeme emri tebliği üzerine hasıl olmakla beraber, İtiraz Komisyonunca tetkikat verginin tahakkuk safhasına da teşmil edilerek, tahakkukun yanlış yapıldığı, tahakkuka ait tebligatın hatalı olduğu gibi sebeplerden bahisle tarhiyatın terkinine ve ödeme emrinin iptaline karar verildiği takdirde, kanunî 15 günlük süre içinde hadisenin derhal temyiz mevzuu yapılması ve Temyiz Komisyonundan sadır olacak karar aleyhine, keza Bakanlıktan muvafakatname istihsali suretiyle idarî dâva ikâmesi.
uygun görülmüştür.
Bilgi edinilmesini ve gereğince muamele ifasiyle keyfiyetin ilgililere duyurulmasının teminini rica ederim.
(*) Güncelliği Kalmamıştır.